Bizden Haberler

MERKEZ TERS KÖŞE HERKES

27.07.2018


Merkez Bankası 24 Temmuz para piyasası toplantısında faiz artırımına gitmedi. Oysa piyasalar 1,25 faiz artırıma kesin gözüyle bakıyordu. Bunun temel sebebi köşe taşı ekonomi yazar ve yorumcuların hepsinin aynı görüşü seslendirmesiydi.

Peki neden yanıldılar, Faiz hesabımıza baktığımızda son açıklanan Temmuz rakamlarına göre Yıllık enflasyonumuz % 15,39 gerçekleşmiş ve politika faiz oranımız  %17,75 seviyesinde ise, biz reel olarak %2,36 paraya bedel ödediğimiz ortaya çıkıyor. Diyorlar ki bu az, daha fazla ödeyelim .

Ödeyince ne olacak? Reel ekonominin para talebi kısılacak, faiz artışı mal ve hizmetlere yansıyacak, enflasyon olacak, mal ve hizmetlerin talebi azalacak ,talep azalınca doğal olarak üretim kısılacak ,istihdam azalacak ,vergiler azalacak. Reyting kuruluşları kredi görünümünüz bozuldu diyecek, finansörler yeniden daha yüksek faiz istemeye başlayacak. Bu işin sonu yok. Dolar  5 değil 6 TL de olsa bir noktada dengeye gelecektir fakat faiz artışlarının sonu büyümeden feragattir, işsizliktir, enflasyondur, fakirliktir kısaca 90’lı yıllara geri dönüştür. 

Yüksek faiz sadece çaresizlikten ödenir, ödemeler dengeniz bozulmuş borçlarınızı çevirmekte zorlandığınız anda faizler artmaya başlar, çünkü size verilen borçta risk gören finansörler risk pirimini reel faizin üzerine ilave ederler.

An itibariyle gösterge tahvil faizleri 20,35 civarında gerçekleşiyor, merkez bankasının faizlerini bu rakama göre ayarlaması demek , yüksek oranları kurumsallaştırması, durumu ve pozisyonunu kabul etmesi demektir.

Yanılan yorumcular hep yaptıkları şeyi yaptılar, nehrin akışına doğru kürek çekerseniz takdir ve kabul görürsünüz, nehrin akışına karşı mücadele edene ne dendiği hepimizin malumu.

Tahmininin haklı çıkması kaygısı taşıyanların, birazda Ülkemizin çıkarlarının kaygısına düşmelerinde fayda var. Merkez artırımı her zaman yapılabilir, gelecek toplantıda bile söz konusu olabilir ancak yangından mal kaçırır gibi rakam vererek adeta Merkezi boyun eğmeye zorlamak doğru değil.

Berat Albayrak, tüm sert eleştirilere rağmen Bu makamı doldurabilecek donanıma sahip olduğunu bu kısa süre içerisinde gösterdi, şimdi ona gerekli olan bir miktar zaman. İşleri çok daha karmaşık hale getirip içinden çıkılmaz hale getirmek bizim toplumda çok yaygın .Şimdi sakince oturup icraatları görme zamanı.

Geçen yazımda yazdığım gibi Yüksek faiz verip para kazanma amacıyla ülkemizde sıcak para bulunduranların, ülkenin zor zamanlarında daha yüksek faiz talepleri gerçekleşmediğinde, dolar alıp ülkeyi terk etme tehditlerine boyun eğerek çok uzun soluklu bir büyüme ve kalkınma stratejisi izlenemez. Bizimle birlikte uzun soluklu çıkar ve kader birliği etmiş kaynaklara ihtiyacımız olduğu bir gerçektir.

Yeni dönemin kodlarına baktığımızda üretim, ihracat, istihdam ilk sırada görünüyor. Ayrıca  tasarruf ve bütçe disiplini üzerine kurulu bir maliye politikası üzerine oturmuş bir ekonominin sağlıklı istikrarlı büyümede hızlı yol alması mümkün.

Sizde bunları istemiyor muydunuz?, hadi bakalım herkes elini taşın altına koysun.

Başka Türkiye yok