Bizden Haberler

KRİZ GEÇTİMİ ?

28.09.2018

Borsa İstanbul  100 endeksinin en düşük seviyesi, 17 Ağustos tarihinde, 84.654 puanı görmesiyle gerçekleşti. Dolar ise 13 Ağustos tarihinde 7.21 seviyesini görmüştü. Bu hareketler , rüzgârda yaprak misali yaşandı. Altı haftadır ise borsa endeksi 15.000 puan değer kazanırken, dolar 6 TL sınırına geri döndü.

 Piyasaların en dip olduğu güne kadar, bankalardaki riskli kredilerden, reyting kuruluşlarının negatif yaklaşımlarına, Türkiye’nin döviz borçlarını nasıl ödeyemeyeceğinden, IMF’ye muhtaç olacağına kadar pek çok şey konuşuldu.

Ekonominin yoluna girmesi için ise, faiz artırımı, tasarruf tedbirleri, cari açığın önlenmesi, ekonominin soğutulması gibi pek çok (iyi niyetli olsun olmasın) , tedbir ve şart ortaya konuldu.

Geç kalındı, Erken yapıldı, bir yana, yapılması gereken adımlar atıldı ,beyanlar niyetler ortaya konuldu imkanlar  ölçüsünde verilmesi gereken tavizler verildi.

Geriye atılan adımların, yapılan açıklamaların ve niyet beyanlarının gereğinin yapılması, Yapılanın hedefe ulaşıp ulaşmadığının kontrolü, yapılmayanın tespiti, gerekirse ayak sürüyenin bertaraf edilmesi  gibi  konular kaldı.

Her ne olursa olsun tavizsiz olarak tüm kesimlerin ,(kamu olsun, özel sektör olsun) , atılan adımlara katkı vermesi  gereklidir.

Ülkenin iyi günlerinde karlarını katlayanların, yatını, villasını yenileyip yurt dışında yatırım yapanların ülkenin kötü gününde kenarda durup devletten yardım dilenmesi, ve bütün yükü dar ve orta gelirlilerin üzerine yıkmaya çalışması düşünülemez.

Bu milletimizin gözünden kaçmayacak önemli bir konudur, siyasilerinde gözünden kaçmasa bence iyi olur.

Krizin paylaşılması konusu gündeme gelmişken, şimdiye kadar yaşadığımız krizler ve şikayet ettiğimiz pek çok konu hakkında millet olarak bir kere daha düşünmeye ihtiyacımız olduğunu zannediyorum.

Tavuk fiyatlarından şikâyet eden, domatesçinin veya domatesin çok pahalandığını düşünen, lokantacının ya da öğlen yemek fiyatlarının arttığını düşünen kitapçının yaptıkları iş, şikâyet ettikleri şeyin aynısını kendilerinin yaptığı gerçeğidir.

Krizler bir süreç, ya da geçmesi için beklenilecek bir kâbus değildir.

‘’Kriz devrimdir. Alıştığınız Tüm alışkanlıkları ve sistemleri değiştirir.’’

Artık Yaptığınız işin, iş süreçlerini yenilemelisiniz girdi maliyetlerini azaltmalısınız, zorunlu işlemler dışında tüm giderleri kısmalı ve dünden daha düşük bir kar marjıyla aynı işi yapmaya razı olmalısınız. Aksi takdirde kapınıza kilit vurmanız kaçınılmaz olacaktır. İleride ekonominin genel şartları değişirse yine kar maksimizasyonu için harekete geçmenizin önünde hiçbir engel bulunmamaktadır.

Krizi yalnızca Hükümet tedbir alsın, benim maliyetlerim arttı, ya da Oh bu millete müstahak gibi söylemlerle çözemeyiz. Kriz sizi etkilemiyorsa bile ,bir yakınınızı ,bir dostunuzu ,bir kardeşinizi etkileyecektir.

Hepimiz aynı gemideyiz, gemi battığında sizin filikanız bu gemi kadar konforlu olmayacaktır.

Bir kez daha düşünelim, haydi hep birlikte.